DERMOİD KİST (MATÜR KİSTİK TERATOM)

DERMOİD KİST (MATÜR KİSTİK TERATOM)
Yumurtalıklarda görülen kistlerden birisi olan matür (olgun) kistik teratom daha çok üreme çağlarındaki kadınlarda görülen, büyüklükleri 2-3 cm’den çok büyük 20-30 cm’ye kadar değişebilir iyi huylu (benign) kistlerdir. Bu kistler içerisinde saç, kıl, diş, tırnak, kemik, sinir gibi dokular bulundurmaları ile ilginç bir görüntü oluştururlar, içerisinde ayrıca yoğun yağlı sarı bir sıvı doludur. Nadiren içerisinde troid dokusu da bulundurabilir ve aşırı troid hormonu üretimine neden olabilir bu duruma struma ovarii denir. Bu kistler genellikle sağ veya sol tek yumurtalıkta görülür nadiren iki yumurtalıkta birden görülebilir.

Bu kistler neden saç, diş gibi dokular içerir?
Dermoid kistler germ hücrelerinden oluşan tümörlerdir. Germ hücreleri ise gebeliğin başlangıcında insandaki dokuları oluşturan hücrelerdir. Germ hücreleri gebelik ilerledikçe farklılaşarak bebeğin farklı doku ve organlarını oluştururlar. Erişkin insanda oluşan dermoid kistler bu germ hücrelerinden köken aldıkları için kist geliştikçe insandaki çeşitli dokular meydan gelir. Özellikle ektoderm kökenli deri ve ekleri, saç, kıl, diş, tırnak, kemik, kıkırdak gibi dokular sık görülür.

Dermoid kist kasık ağrısı ve ilşiki sırasında ağrı gibi şikayetlere neden olabilir. Çok büyük kistler karında şişliğe neden olabilir. Dermoid kistler torsiyon (dönme, burkulma) sonucunda şiddetli ve ani ağrıya neden olabilirler. Dermoid kistlerde de diğer kistler gibi rüptür (yırtılma, patlama) görülebilir, kistin içerisinde sıvı ve diğer kıl, diş benzeri oluşumlar karın içerisine dökülebilir, şiddetli ağrı yaratır. Çok nadiren bu kistlerde enfeksiyon gelişebilir.

Tanı:
Dermoid kistin tanısına genellikle ultrasonografi ile görülen şüpheli görüntü ile başlanır. Bazen tomografi veya MR sonuçlarında da farkedilebilir. Şüpheli görüntü üzerine yapılan laparoskopi ile kist içeriğinin görülmesi ve patolojik değerlendirme kesin tanıya götürür.

FOLİKÜL KİSTİ

FOLİKÜL KİSTİ
Folikül her kadında normalde yumurtalıklarda bulunan ve yumurta hücresini içeren ufak keseciktir. Adet döneminin ortasında folikül büyüklüğü yaklaşık 2 cm’ye yaklaştığında folikül çatlar ve içerisindeki yumurta atılır yani yumurtlama (ovulasyon) olur. Folikül çatlamazsa ve daha fazla büyümeye devam ederse ufak gergin bir baloncuk şeklinde folikül kisti meydana gelir. Folikül kistleri genellikle 2-4 cm çapında kistlerdir. Yumurtalıklarda oluşan fonksiyonel (işlevsel) kistlerden birisi folikül kisti diğeri korpus luteum kistidir. Bu kistler sıklıkla genç ve orta yaşlarda görülürler, yumurtlamaya bağlı oldukları için 40 yaşından sonra sık görülmezler.

Folikül kisti sıklıkla sağda veya solda bulunduğu tarafta hafif bir kasık ağrısına neden olur. Hasta özellikle hareket ettiğinde veya otururken o tarafta ağrı olduğunu ifade eder. Yumurtlama günlerinden bir kaç gün sonra yapılan ultrasonografide yumurtlamanın gerçekleşmediği ve folikül kistinin mevcut olduğu izlenir. Yumurtlama olmaması nedeniyle folikül kisti adet gecikmesine ve adette geçici bir düzensizliğe neden olabilir. (Anovulatuar siklus) Folikül kistleri küçük kistler oldukları için torsiyon (burkulma, dönme) gibi bir komplikasyon beklenmez, nadiren rüptür (yırtılma, patlama) meydana gelebilir, bu durumda folikül içerisindeki sıvı karına boşaldığı için ani ve şiddetli kasık ağrısı meydana gelebilir.

Tedavi:
Folikül kistleri sıklıkla bir kaç ay içerisinde kendiliğinden kaybolurlar. Bu nedenle ilaç tedavisi veya ameliyat gerektirmezler. Bazen doğum kontrol hapları tedavide kullanılır ancak şart değildir, kistin kendi kendine kaybolmasını beklemekle doğum kontrol hapı kullanılması arasında bir fark bulunmamıştır, her iki durumda da kistler aynı sürede kaybolmuştur.

HAMİLELİK VE MİYOM (MYOMA UTERİ)

GEBELİKTE MİYOM
HAMİLELİK VE MİYOM (MYOMA UTERİ)
Gebeliklerin %5-10’unde rahimde miyom vardır. Büyük bir çoğunluğu gebeliği etkilemez. Ancak büyük olduklarında sorunlar başlar. Düşüğe, erken gebelik kanamalarına, erken doğum eylemine, plasenta yerleşim anomalilerine, erken membran rüptürüne, plasenta dekolman ve retansiyona neden olabilirler.

Miyom hamilelik sırasında büyür mü?
Miyomların %30’u gebelik esnasında büyür ve bu büyüme ilk 10 haftada en sıktır. Myomu olan hastaların çoğunda gebe kaldıktan sonra doğuma kadar myom boyutlarında bir değişiklik olmaz.

Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde myomlar bazılarında büyüyebilir, vasküler yetmezlik ve sonucunda dejeneratif değişikliklere gidebilir. (Kırmızı dejenerasyon) Klinik olarak bu sıklıkla ağrı ve lokalize hassasiyete neden olur, ancak erken (preterm) doğumu da başlatabilir. Yatak istirahati ve ağrı kesiciler hemen daima ağrıyı durdurmada başarılıdır, fakat tokolitikler sancıları durdurmak için gerekebilir.

Doğum sırasında leiomyomlar uterin tembelliğe, fetüsün pozisyon bozukluklarına, doğum kanalının obstrükte olmasına neden olabilir. Büyük servikal veya istmik myomların varlığında sezaryen gerekebilir. Leiomyomlar doğum sonrasındaki etkin uterus kontraksiyonlarını bozarak, kanamaya neden olabilirler.

Sezaryen sırasında myomun yeri ve büyüklüğü uygunsa alınabilir. Fakat bazı myomlar gebelikte rahim fazla kanlandığı için aşırı kanamaya sebep olabilir o yüzden sezaryen sırasında her zaman myomların alınması (myomektomi) tercih edilmez.